FİLİZ TÜLÜ


Tema: Sanatta İz Bırakanlar


(d.1968, İstanbul)


Çocukken tek hayalim güzel sanatlar akademisinde okumaktı, kazanmama rağmen aile engeline takılınca önce programcılık daha sonra iktisat okumak durumunda kaldım. Fotoğraf çekme aşkının ilk temelleri, dayımın ben liseyi bitirdiğim sene yurtdışından getirdiği ve evimizin baş köşesine konulan Kodak marka analog bir makinayla başladı. Hala unutamam kahverengi deri kaplıydı ve sadece izin verildiğinde dokunabilirdim. 


Çocuk sayılabilecek yaşta hayatımın aşkına rastlayıp evlenince hem okul hem iş hem de ev idare etmekten fotoğraf aşkımı ertelemek zorunda kaldım. Ta ki 1998 senesine kadar. Kızım Ezgi'nin yaşamıma katılmasıyla benim için herşey değişti. Kompakt bir makina alıp onun her anını fotoğraflamaya başladım. Daha sonra oğlum Emre’nin de aramıza katılmasıyla fotoğraf makinesi elimden düşmez oldu. Bir arkadaşımın tavsiyesi ile  2009 senesinde  Muammer Yanmaz  atölyesinin kapısından içeri girmemle birlikte büyülü bir dünyanın kapısını araladığımı fark ettim. 


Temel ve ileri seviye eğitimleri aldıktan sonra pratik yapmak amacıyla başladığım doğum çekimleri benim ikinci mesleğim oldu. Halen İstanbul Bilgi Üniversitesi‘ndeki görevime devam ediyorum. Aynı zamanda doğum, düğün, portre ve kendi özel projelerimi fotoğraflıyorum. Bugün bu projede yer alıyorsam önce eşim Mustafa'ya her türlü desteği verdiği için sonra Muammer Yanmaz'a bize duyduğu güven için teşekkür ederim.


filiz.tulu@gmail.com

http://twitter.com/filiztulu

http://www.facebook.com/ftphotography

http://www.filiztulu.com


Cana Gürmen / © Filiz Tülü / Yüz Kumbarası Projesi



Piyano eğitimine küçük yaşta İstanbul Belediye Konservatuarında, Prof. Ferdi Statzer’in  sınıfında başladı. İlk oda müziği konserini 10 yaşındayken keman çalan kardeşi ile verdi. Eğitimi  sürecinde  Salzburg Mozarteum Müzik Akademisi’nde Prof. Scholz, Prof. Zecchi  ve Prof. Engel’in kurslarına katıldı, Prof. Margulis ve Prof. Zaritzkaya  ile perfeksiyon çalışmaları yaptı. Konservatuvardaki çalışmalarını Prof. Meral Yapalı ile tamamlayan Gürmen, 1977 Yılında Ankara Devlet Konservatuvarı Yüksek Piyano Bölümünü dışardan  sınavlara girerek birincilikle bitirdi ve aynı yıl İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’na öğretim üyesi olarak atandı. Bu görevin yanı sıra  solistlik kariyerine de başlayan sanatçı, Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde, yurtdışında birçok ülkede ve uluslararası festivallerde verdiği konserlerle büyük başarı sağladı.


Oda müziği dalında Kemancı Saim Akçıl ve  Devlet sanatçıları Suna Kan ve Ayhan Baran ile yaptığı uzun soluklu çalışmalar Gürmen’in Türkiye’nin en geniş repertuarlı piyanistleri arasında anılmasını sağladı. Kan ve Gürmen 1998 yılından beri Keman-piyano ikilisi olarak Uluslararası festivallerin yanısıra, katıldıkları yöresel festivaller ve Türkiye’nin birçok şehrinde verdikleri konserlerle klasik müziğin yaygınlaşmasına hizmet etmeye devam etmektedir.


1999 Yılında profesörlük ünvanını alan Gürmen, 2009 yılında ABD’nin en itibarlı kuruluşlarından biri olan Kennedy Center Vakfı tarafından Altın Madalya ödülüne layık görülmüştür. Halen çeşitli sanatçılarla oda müziği  konserleri vermeye devam eden Cana Gürmen, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarında Piyano Ana sanat dalı öğretim üyeliği görevini de sürdürmektedir. 


Fazıl Say / © Filiz Tülü / Yüz Kumbarası Projesi


(d.1970, Ankara)


Fazıl Say, 4 yaşında piyanoya başladı, Ankara Devlet Konservatuarı’nda “Üstün Yetenekli Çocuklar için Özel Statü”de öğrenim görerek 1987’de konservatuarın piyano ve kompozisyon bölümlerini bitirdi.


Çalışmalarını Alman bursuyla Düsseldorf Müzik Yüksek Okulu’nda sürdüren sanatçı, 1991’de konçerto solisti diplomasını aldı ve 1992’de Berlin Tasarım Sanatları ve Müzik Akademisi’nde piyano ve oda müziği öğretmenliğine getirildi. 1994’te Genç Konser Solistleri Avrupa yarışmasında birincilik kazanan Say, 1995’te New York’ta yapılan kıtalararası yarışmanın da birincisi olarak parlak konser kariyerine başladı. Ayrıca, besteci yönüyle başarılar kazanan sanatçı, oratoryolar, piyano konçertoları, çeşitli formlarda orkestra,oda müziği ve piyano eserleri, şan ve piyano için çok sayıda şarkı besteledi. Bu eserler arasında “Nazım” ve “Metin Altıok Ağıtı” başlıklı oratoryolar, 4 piyano konçertosu, “Albert Einstein”’ın anısına yazdığı orkestra eseri, Mozart’ın 250. doğum dolayısıyla bestelenen “Patara” adlı bale müziği vardır. New York Filarmoni, St. Petersburg Filarmoni, Amsterdam Concertgebouw,Viyana Filarmoni, Çek Filarmoni, İsrail Filarmoni, Orchestre National de France, Tokyo Senfoni gibi orkestralar eşliğinde çağımızın tanınmış şefleriyle konserler verdi. 2008’de Avrupa Birliği tarafından “Kültür Elçisi” ünvanıyla görevlendirilen Fazıl Say, doğu ve batı kültürleri arasında yeni köprü kurmayı amaçlamıştır.


Hülya Aksular / © Filiz Tülü / Yüz Kumbarası Projesi


(d.1966, Ankara)


Ankara Devlet Konservatuvarı Bale Bölümü'nden sınıf atlayarak mezun oldu.14yaşını henüz bitirdiği için “Kaza-i Rüşt” kararıyla Ankara Devlet Opera veBalesi’nde profesyonel sanat yaşamına başladı.1983 yılında İstanbul Devlet Opera ve Balesi’ne tayininin ardından 18 yaşında oynadığı Kuğu Gölü Balesi ile bu rolü oynayan en genç baş balerin ünvanına sahip oldu. 1986’dan bugüne Almanya’nın birçok şehrinde, İsviçre, İtalya, İspanya, Kanarya Adaları, Japonya, Rusya, İsveç, Norveç, Danimarka, Bulgaristan, Makedonya’da dans eden Aksular, dünyaca ünlü Nureyev ile Uyuyan Güzel Balesi'nde aynı sahneyi paylaştı. 1987 yılında Kanada Montreal, 1992-1995 yılları arasında Bonn Operası’ndan kontrat alan Aksular 1993-1996 yıllarında en iyi dansçı, 1998 yılında CUMHURİYET filmindeki Fikriye rolüyle Cumhurbaşkanlığı onur ödülüne layık görüldü. Türkiye ve İngiltere’de balenin kurucusu Dame Ninette Valois’indavetlisi olarak Royal Ballet’de çalışmalara katıldı ve İngiliz Kraliyet Ailesiyle tanıştırıldı.


Koreografi çalışmalarına 1993 yılında başlayan sanatçının pek çok eserlerin oyun ve dans koreografilerini üstlendi. Pek çok ödül aldı. Sanatçı Hülya Aksular Atölye’nin hazırlıkları ve 2011-2012 eğitim yılına Bursa da MSM bünyesinde açılan Hülya Aksular Bale Akademisi, Bursalı bale öğrencileri için çalışmalarına devam etmektedir.



Kürşat Başar / © Filiz Tülü / Yüz Kumbarası Projesi


(d.1963, İstanbul)


İstanbul, Ankara, Lefkoşa ve Ağrı - Doğubeyazıt'ta tamamladığı ilk ve orta öğreniminin ardından İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi. Çeşitli basın kuruluşlarında çalıştı. İlk kez 1981'de Hürriyet ve Güneş gazetelerinde başlayan yazarlık kariyeri daha sonra Türkiye'nin önde gelen basın yayın kuruluşlarında devam etti. Çok yönlü ve renkli kişiliğiyle dikkat çeken yazar, müziğe olan tutkusuyla da tanınıyor. 1983-1989 yılları arasında TRT 3'te dinleyiciyle buluşan "Caz Duygusu"adlı programı hazırladı. Yine 1989'da Kış İkindisinin Evinde adlı ilk kitabıyla Haldun Taner Öykü Ödülü'nün sahibi oldu. 1990 yılında Konuştuğumuz Gibi Uzaklara, 1992'de Sen Olsaydın Yapmazdın,Biliyorum, 1996'da Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları adlı romanları yayımlandı. Yazı ve denemelerinin bir bölümünü İğreti Yaşamlar adlı kitabında topladı. 2003 yılında Başucumda Müzik, 2006 yılında da yine yazı ve denemelerinden oluşan Çok Güldük Ağlamayalım adlı kitabı yayınlanmıştır.


2010'da KKTC'de 'En İyi TV Programı' dalında CNN Türk'ten Kürşat Başar'a ödül verildi. Cumhuriyet Gazetesi'nin "Hayal ve Gerçek" adlı köşesinde yazmakta olan Başar, müziğe olan tutkusunu 3 yıldır profesyonel olarak sürdürmektedir. Şu sıralar Kürşat Başar Quartet ile konserler vermektedir.


Tan Sağtürk / © Filiz Tülü / Yüz Kumbarası Projesi


(d.1969, İzmir)


Konservatuvar öğrenciliği sırasında Fransız GençBalesi, Viyana Devlet Balesi ve Rambert Dans Topluluğu’ndan teklifler aldı veokul bitiminde Fransız Genç Balesinin (JBF- Le Jeune Ballet De France)teklifini değerlendirerek, mezuniyet sonrası profesyonel çalışmalarına Paris’te başladı. Bir yıl JBF’de çalıştıktan sonra Fransız Devlet Balesi'ne 500 deneyimli dansçı arasından tek kişi olarak seçildi. Fransız Devlet Balesi kadrosuna Fransız Kültür Bakanlığı'nın sahip çıkmasıyla Devlet Balesi'nin statüsü değiştirilerek sadece Fransızlar için istihdam edilebilen dansçı kadrosuna kabul edilen ilk yabancı oldu. 5 yıl sonra Fransa’da “Ömür Boyu Kontrata” hak kazanan 15 dansçıdan biri oldu. Kısa zamanda Fransız vatandaşlığına alındı.Fransa’da hocalık yapma, bale okulu açma ve grup kurma haklarını kazandı. Bayve Bayan Chirac kendisini Elisee Sarayı’na davet ederek Fransız Devlet Balesi nezdinde onurlandırdı. Dansçı kariyerinin yanısıra koreografi çalışmaları da yaptı. Fransız Devlet Balesi ile dünyanın en önemli sahnelerinde yaklaşık 2500 temsil veren TanSağtürk, 1997 Eylül ayı sonunda Türkiye’ye dönüş yaptı ve İstanbul Devlet Balesinde “Yabancı Sanatçı” statüsünde Baş balet olarak çalışmalarını sürdürdü. Sanat başarılarından ötürü Uluslararası Melvin Jones ödülüne layık görüldü.

1997 yılında sanata olan tutkusunu Türk Halkı ile paylaşmak, aldığı eğitimi genç nesillere aktarmak ve ülkesine sanatıyla faydalı olmak amacıyla Türkiye’ye döndükten sonra 1999 senesinde Teşvikiye'de ilk okulunu açtı. Sonraki yıllarda ülkemiz genelinde açtığı ve destekte bulunduğu 16 okulda, tecrübesi ile baleyi ve dansı daha çok sevdirmeyi, yaygınlaştırmayı amaçlamaktadır.

Using 4ormat